ZİHİN IŞILDAMALARI

Biri ile paylaşılan aydınlanma anları
Budur yaşadığımı iliklerime kadar hissettiren
Nadir görülen bir doğa olayı
İki zihin, çarpışıp ışıltı veren
Yahut iki zihin beraber bir ışıldamaya tanık olur
Bir fark ediş
Bir uyanış
İşte benim gıdam budur

Bu aydınlanma illa ki sevindirici olmak zorunda değil
Hayata bir nebze daha yaklaştırsa kafi
Böyle ışıldamalar varsa hayatında insanın
Artık maaşlardan, mobilyalardan ve birikim hesaplarından bahsedilen sohbetlere bile tahammül edebilir
Hatta bazen bu sohbetlere ortak olup vakit öldüresi bile gelir
Ama böyle ışıldamalar azaldı mı
Artık bir yazar ya da yönetmendir onun gizli yakını
Artık onu en iyi anlayan gizli dost, bir şarkıdır

Ah içimde patlayan havai fişekler
Öldürmeyin içimdeki kuşları
Sizi nereye salayım
Kağıdım kalemim kaldı bana dost
Gelin buraya patlayın
Arayıp duruyorum işte, görüyorsunuz
Bin kelam ettim yerli yersiz
Bin kelam dinledim
Ettiğim kelamlar boşa edildi
Susasım geliyor bazen
Hiç gitmeyecek gibi gelen bir susuş
Faydasız konuşmalardan iyi gibi geliyor
Bazı anlar birbiri ardına
“Neden ettim ki şimdi bu lafı” demekle geçiyor
“Neye yaradı”
Ama zaman var
Her anı beklenmedik başka bir an kovalıyor
Bu kovalamacaya teslim olup gidiyorum
Başka seçeneğim mi var

Anlaşılmamak değil mi insanları ipe götüren
Anlaşılmak için girmiyor muyuz kalabalıklara
Birlikte ışıldamak umuduyla bakmıyor muyuz yabancı suratlara
Oysa herkes bakar apaçık ortada olana
Kim kimi arıyor artık yazdığı satırlarda
Ve kim önem veriyor ki birlikte ışıldamaya

__________________________________________________________________________

(Fotoğraf: Şeyma Kabak / İstanbul / Eylül ’19)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir